Tedavi

Ailevi Hiperkolesterolemi (AH), tedavi edilebilir bir hastalıktır. Önemli olan erken yaşta saptanıp kan LDL (kötü kolesterol) düzeylerinin düşürülmesidir. Tedavi ömür boyudur. Erken yakalanıp, kan LDL düzeyleri ömür boyu, sürekli olarak hedefleri sağlayan olgular tamamen normal bir yaşama kavuşurlar. Bu hastalarda tedavi hedefi, LDL-kolesterol düzeyini erişkinlerde 100 mg/dl, çocuklarda 135 mg/dl, kalp-damar hastalığı gelişenlerde 70 mg/dl'nin altına indirmektir.

  Hedef LDL-kolesterol düzeyi (mg/dL)
Erişkinlerde <100
18 yaş altı <135
Kalp damar hastalığı olanlarda (kalp krizi geçirmiş veya balon /stent olmuş veya koroner bypass ameliyatı geçirmişler) <70

Bu amaçla üç tedavi seçeneği vardır:

  • Yaşam şekli değişiklikleri
    • Beslenme şekli ve kilo kontrolü
    • Sigaranın bırakılması
    • Alkol tüketiminin sınırlandırılması
    • Egzersiz
  • Kan yağlarını düşürücü ilaçlar
  • Aferez tedavisi

Yapılan bilimsel çalışmalar kan kolesterol düzeyini düşürmenin kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini belirgin azalttığını ortaya koymuştur. Kan kolesterol düzeylerini beslenmenizi değiştirerek, ilaçlarla veya aferez dediğimiz kandan kötü kolesterolü süzme tedavileri ile azaltılabilir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kan yağlarını azaltmak kalp damar hastalığı yani kalp krizi, inmeyi önleyebilmektedir. Ancak, AH hastalarının çoğunluğunda diyet yapmak tek başına yeterli olmamakta ve ilaç tedavisi gerekmektedir.

Yaşam şekli değişiklikleri

Beslenme şekli ve kilo kontrolü

Beslenme düzenindeki değişiklik kan yağlarının düzeylerini düşürmenin ilk adımıdır. Beslenme düzeninde yapılan değişiklik kan yağlarını %10-15’e varan oranda düşürebilir. Bu düşüş sıklıkla AH hastalarında yeterli olamamaktadır, ama yine de yüksek kolesterolün zararlı etkilerini azaltmaktadır.
Gıdalardaki bütün yağlar doymuş ve doymamış yağların bir karışımıdır. Doymuş yağlar hayvansal ürünlerde (süt ve et ürünleri gibi), sert margarinlerde ve çoğu pastalarda, bisküvilerde, ‘fast food’ ve atıştırmalıklarda bulunur. Bu doymuş yağlar kolesterolü arttırırken, bitkisel gıda ve balıklardan alınan doymamış yağlar, kötü kolesterolü düşürür.

Diyetteki en önemli kolesterol kaynakları yumurta sarısı, sakatat, et ve peynir, krema ve tereyağ şeklindeki yağlı süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklı gıdalardır. AH hastalarında temel beslenme şekli doymuş yağların azaltılmasıdır. Tüm yağları azaltmaya, tamamen yağsız yemeye gerek yoktur. Yani katı ve hayvansal yağların tüketimi kısıtlanmalı ama bitkisel yağlar (zeytin yağ, çiçek yağı vb) rahatlıkla kullanılabilir. Yumurta içinse beyazı istendiği kadar, sarısı ise günde 1 tane rahatlıkla tüketilebilir.

Günde en az beş porsiyon sebze/ meyve, hafta iki kez balık (en az biri yağlı balık olmak üzere) tüketmeniz önerilir. Diyetinizde yağlı balık az ise günlük olarak balık yağı veya bir başka omega-3 destekleyicisi alınmalıdır. Yapılan çalışmalarda diyette lifli besinlerin (arpa, yulaf ya da kepekli besinler vb.) tercih edilmesinin, soya proteini, berberin, omega yağ asitleri, kırmızı maya pirinci vb. besin desteklerinin tüketilmesinin kan yağlarını azaltıcı etkileri olduğu belirtilmektedir.

Kilo vermek kan yağlarının düşmesine, tersine iyi kolesterol olarak bilinen HDL kolesterolün yükselmesine yardımcı olur.

Diyetle alınan tuz miktarı, kan basıncı ve tüm kalp-damar hastalıkları için risk arttırıcı bir etki gösterdiğinden, tuz tüketimini azaltmanız önemlidir. Kan yağlarınızın düzeyini azaltmak için önerilen besinler Tablo-1’ de gösterilmiştir.

Besin Grupları-Pişirme Yöntemi Tercih Edilecek Besinler Ilımlı Ölçüde Tercih Edilebilecek Besinler Sınırlı Miktar ve Zamanda Tercih Edilebilecek Besinler
Tahıllar Tam tahıllar Rafine undan imal edilmiş ekmek, pirinç, bisküvi, mısır patlağı Pastalar, kekler, börekler, hamur işleri
Sebzeler Çiğ ve pişmiş sebzeler Patates Tereyağı veya kremayla hazırlanmış sebzeler
Baklagiller Mercimek, fasulye, fava, bezelye,
Nohut, soya fasulyesi
   
Meyveler Taze veya dondurulmuş meyveler Kurutulmuş meyve, jöle, reçel, konserve meyve,
şerbet, meyve suyu
 
Şekerlemeler ve tatlandırıcılar Kalori içermeyen tatlandırıcılar Sükroz, bal, fruktoz, glikoz, çikolata, şekerlemeler   Kekler, dondurma, fruktoz, alkolsüz içecekler
Et ve balık Yağsız ve yağlı balıklar, derisi soyulmuş kümes hayvanları Yağsız sığır, koyun, kuzu, domuz veya dana etleri, deniz ürünleri, kabuklu deniz hayvanları Sucuk, salam, domuz eti, kaburga, sosis ve sakatat
Günlük süt ürünleri ve yumurta Kaymağı alınmış süt ve yoğurt Düşük yağ içerikli süt, peynir ve diğer süt ürünleri, yumurta Peynir, krema, tam yağlı süt ve yoğurt
Yemek pişirme yağları ve salata Sirke, hardal, yağsız soslar Bitkisel yağlar, yumuşak margarinler, salata sosları, mayonez, ketçap Trans yağ ve katı margarinler (bu besinlerden kaçınılmalı),
Palmiye ve Hindistan cevizi yağları, tereyağı, domuz yağı,
pastırma yağı
Kabuklu yemişler/tohumlar   Hepsi
(Hindistan cevizi hariç)
Hindistan cevizi
Pişirme Yöntemleri Izgara, haşlama, buğulama Kızartma, kavurma Kızartma
Sigaranın bırakılması

Sigara kullanımı, kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür. Erkeklerde, kadınlara göre riski iki kat arttırır. Sigarayı bırakma, en önemli yaşam şekli değişikliklerindendir.

Sigaranın bırakılması kanda kötü kolesterol düzeyini etkilemez ama iyi kolesterol düzeyini artırarak kolesterol zararlı etkilerinin önlenmesini sağlar.

Alkol tüketiminin sınırlandırılması

Alkol alımı kalp damar hastalıkları için bir risk faktörü olduğundan, AH tanılı erkeklerde 2 kadeh/gün, kadınlarda 1 kadeh/gün olacak şekilde sınırlandırılmalıdır.

Egzersiz

Düzenli fiziksel aktivite yapmak kötü kolesterolün düşmesini, iyi kolesterolün ise yükselmesini sağlar.  Haftada ortalama 150 dk, günde en az 30 dk orta derecede fiziki aktivite (hızlı yürümek, düşük tempolu koşular, dans etmek, ip atlamak, yüzmek, masa tenisi oynamak, yavaş tempoda bisiklet sürmek vb.) önerilmektedir.

Bunlar içinde en kolayı tempolu yürüyüştür. Haftada en az 3 gün tercihan her gün en az 30 dk tempolu yürüyüş kalp damar hastalığını azaltan yegane yaşam tarzı değişikliğidir.

Kan yağlarını düşürücü ilaçlar

Yaşam tarzı dediğimiz sağlıklı yaşam şekline dönmek, kalp damar hastalığı riskini belirgin azaltmakla birlikte AH hastalarının çoğunda tek başına kolesterol düzeylerini düşürmeye yetmemektedir. Bu amaçla kullanılan; statinler, ezetimib, safra reçineleri, PCSK9 inhibitörleri, Lomitapid ve mipomersendir.

STATİNLER: kan yağlarını düşürmek için en sık, en yaygın kullanılan ilaçlardır. Statinler, AH hastalarında da tedavinin olmazsa olmazıdır. Bu ilaçlar, kanda LDL-kolesterol (kötü kolesterol) düzeyini azaltır. Aynı zamanda karaciğer hücrelerindeki kolesterol üretimini düşürürler. Piyasada etken madde olarak bulunan statinler; atorvastatin, rosuvastatin, pravastatin ve pitavastatin’dir. Bunlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu ilaca başlarken de keserken de kararı doktorunuz vermelidir. Statin kullanmanın önemli faydaları olduğunu gösteren çok miktarda klinik bulgu vardır.

Bunlara ek olarak statinler iyi tolere edilirler, yan etki riski düşüktür ve ciddi yan etkileri nadirdir. Çocuk hastalarda da güvenle hekim kontrolü ile kullanılmaktadırlar. Ancak, halk arasında yan etkilerinin çok olduğuna dair yanlış bir kanı vardır. Hekim kontrolünde kullanıldığı sürece yan etkileri gerçekten çok nadirdir. Bunlar kas ağrısı, karaciğer testlerinde ılımlı bozukluk şeklinde olabilir. Düzenli 3-6 aylık izlemle sorunsuz kullanılmaktadırlar.

Ancak, halk arasında yan etkilerinin çok olduğuna dair yanlış bir kanı vardır. Hekim kontrolünde kullanıldığı sürece yan etkileri gerçekten çok nadirdir. Bunlar kas ağrısı, karaciğer testlerinde ılımlı bozukluk şeklinde olabilir. Düzenli 3-6 aylık izlemle sorunsuz kullanılmaktadırlar.

Statinleri kullanırken dikkat edilmesi gereken 3 önemli nokta:
  • Tedaviye sürekli devam edilmesi gereklidir. Kolesterolünüz ilaçla normal düzeye inince ilacı keserseniz 10 gün içinde kan LDL-kolesterol düzeyleri hemen eski haline dönecektir.
  • İlacı başlama kararını da kesme kararını da hastanın hekimi vermelidir.
  • Değişik statinlerin dozları aynı değildir. Yani atorvastatin 10 mg, rosuvastatinin 10 mg a eş değer değildir. Ö nedenle doz ayarlamasını hekimizi yapmaklıdır.

EZETIMIB: Statinler etkisiz kalırsa tedaviye eklenen ağızdan alınan tablet şeklinde bir ilaçtır. Sadece 10 mg günlük tek dozu vardır. Barsak ve karaciğer hücrelerine kolesterol alınımını engellerler. Tedavide her zaman 2. İlaç olarak statinlerin yanına eklenmektedir. Ciddi bir yan etkisi yoktur.

PCSK9 inhibitörleri: yeni geliştirilen ve halk arasında ‘kolesterol aşısı’ olarak tanınmaya başlayan ilaçlardır. 15 günde bir veya ayda bir cilt altına iğne ile uygulanmaktadırlar. Tıpkı insülin gibi ince, ufak bir iğne ile kolayca yapılabilmektedirler. Kanda LDL-kolesterol düzeylerini etkin şekilde düşürmektedirler. Evolokumab ve Alirokumab olarak 2 farklı etken madde olarak piyasada 2 tane PCSK9 inhibitörü bulunmaktadır. Uluslararası kılavuzlar, bu ilaçların statin ve diğer ilaçlara yanıt alınamadığı hastalarda yani AH hastalığının varlığında ve ya Statin grubu ilaçların alerji ve yan etki nedeniyle kullanamadığı durumlarda tedaviye eklenmelerini önermektedir. PCSK9 ların yan etkileri de çok değildir. Yapıları antikor (aşı) benzerliğinde olduğundan iğne yerinde allerji ve kızarıklık veya kaşıntı görülebilir. Mutlaka hekim kararı ile kullanılmalıdırlar. Yapılan büyük bir çalışmada ‘Fourier Çalışması’ yüksek riskli olgularda kalp damar hastalığı ve buna bağlı olayları azalttıkları gösterilmiştir.

Lomitapid: Mikrozomal Transfer Protein İnhibitörleri denilen bir ilaç türündendir. Lomitapid, karaciğerde LDL parçacıklarının üretimini kısmen engelleyerek çalışır. Az yağlı diyet ve diğer lipid düşürücü tedavilerin bir parçası olarak onaylanmıştır. Oral kapsül formundadır yani her gün ağızdan alınan bir ilaçtır. Turkiye’de henüz onay almamıştır. Çok etkin bir ilaç olup sadece Homozigot AH hastalarında kullanılmaktadır. Klinik çalışmalarda Homozigot AH olgularında LDL kolesterol düzeyini çok iyi düşürdüğü hatta aferez gereksinimini ortadan kaldırabileceği gösterilmiştir.

Mipomersen: APO B adı verilen bir proteinin yapımını azaltan bir ilaçtır. Bu sayede kan LDL-kolesterol düzeyini çok etkin olarak düşürmektedir. Henüz ülkemizde bulunmamaktadır. Ufak, özel bir iğne ile haftada bir enjeksiyon şeklinde uygulanır. Homozigot hastalarda kullanılmaktadır.

Homozigotlarda bazen ilaç ya da beslenme değişiklikleri ile kan yağlarını düzeylerini hedeflenen aralığa indirmek zor olabilir. Bu nedenle de ilaçlarla kan yağları düşürülemezse bu hastalarda LDL-kolesterolün kandan diyaliz benzeri bir yöntemle (aferez) mekanik olarak temizlenmesi gerekir. Bu yöntemle ilgili bilgi aşağıdadır. Doktorunuzun önerisine göre bu tedavi yöntemleri dışında karaciğer nakli vb. operasyonlar ile de LDL-reseptör eksikliği tedavisi yapılabilir.

Yüksek tansiyon, damar sertliği vb. kalp damar hastalıklarınız var ise, doktorunuz tarafından verilen ilaçlarınızı düzenli kullanmanız gerekir. Hastalığınız nedeniyle artmış kalp krizi riskiniz olduğundan, diğer risk arttırıcı durumların da kontrolü önemlidir.

Aferez tedavisi

Aferez tedavisi, kandan LDL’nin uzaklaştırılmasını sağlayan diyaliz benzeri bir tedavi yöntemidir. Özel bir makina ile damar yolundan alınan kan, içeriğindeki yağdan süzülerek hastaya geri verilir. Bu işlem yani tüm kanın temizlenmesi yaklaşık 4 saat sürmektedir. Bu tedavinin etkisi en fazla bir hafta sürer, bu nedenle de düzenli olarak bu işlemin ömür boyu haftada en az 1 kez uygulanması gerekir. Bu tedavi yöntemi süregen bir etki bırakmadığı için bu işleme düzenli giren hastalar mutlaka kolesterol düşürücü ilaçlarını da kullanmalıdırlar.

Aferez tedavisi, ileri derece Heterozigot veya Homozigot AH hastalarında uygulanmaktadır. Aferez tedavisine en ideali, 6-7 yaş döneminde başlanmasıdır. Daha geç başlayan homozigot hastalarda aort kapağının kolesterolden dolayı zarar görmesi nedeniyle aort darlığı gelişmesi engellenemez. Geç de başlansa bu tedavi çok etkindir, bu hastalar için hayat kurtarıcıdır, ama mutlaka her hafta uygulanması gerekmektedir.

Bu tedavinin en büyük sıkıntısı her hafta düzenli en az 4 saat süre ile işlemin uygulanması gerekliliğidir, bu da haftada en az bir günü hastane de geçirmek anlamına gelmektedir. Özellikle öğrenci ve çalışan hastalar bu nedenle tedaviye uyum sağlayamamaktadırlar, tedavi sırasında bazı hastalarda yaşanan tansiyon düşmesi vb de dönem dönem hastaların tedaviden kaçmasına neden olabilmektedir. Halbuki aferez bir ömür boyu düzenli uygulanmalıdır, düzensiz ve seyrek yapılan aferezin hastaya faydası çok azalmaktadır.

Aferez, çok etkin bir tedavi olmasına rağmen, sıklıkla sekteye uğraması aferez tedavisinin en büyük sorunudur. Bu nedenle de aferez tedavisinin yerini alabilecek, etkin yeni tedavi yöntemleri ve ilaçların arayış çalışmaları sürmektedir.

BAĞIŞLARINIZLA DESTEK OLUN

TL Hesabı
IBAN: TR 670001001446813194165001
Hesap No: 81319416-5001

EUR Hesabı
IBAN: TR 400001001446813194165002
Hesap No: 81319416-5002