Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu: Kolesterolünüz yüksekse, ailenizde 50 yaş altında kalp krizi geçiren varsa, siz de küçük çocuklarınız da kalp hastalığı açısından risk altında olabilirsiniz.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Türkiye’de 100-200 kişide bir görüldüğü tahmin edilen Ailevi Yüksek Kolesterol, genç yaşta ortaya çıkan kalp krizinin en önemli sebeplerinden biri olduğu için bütün dünyada bir halk sağlığı problemi olarak kabul ediliyor. Doğuştan itibaren yüksek olan kan kolesterolünün damarlarda birikerek kalp hastalıklarına ve kalp krizine sebep olduğunu söyleyen Ailevi Hiperkolesterolemi Derneği Kurucusu ve Ege Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu “Kolesterolünüz yüksekse, ailenizde 50 yaş altında kalp krizi geçiren varsa, siz de küçük çocuklarınız da risk altında olabilirsiniz. Türkiye’de genç yaştaki ani kalp krizlerinin en önemli sebebi Ailevi Yüksek Kolesterol hastalığıdır” dedi. Ailevi Hiperkolesterolemi hastalığında; LDL-kolesterol yani kötü kolesterolün yıkımındaki genetik bir bozukluğa bağlı olarak kan kolesterol düzeylerini çok yükseldiğini anlatan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “Bu hastalıkta en büyük problem uzun süre yüksek kolesterole kalan damarlarda biriken kolesterolün sertleşmesi ve erken kalp krizlerine yol açmasıdır. Kolesterol ne kadar yüksekse, kalp damar hastalıkları o kadar erken yaşta başlıyor. Eğer LDL-kolesterol düzeyleri 500 mg/dl’den yüksekse ki bu hastalar genetik bozukluğu hem anneden hem de babadan alıyorlar; bu tip hastalarda Sekiz dokuz yaşından itibaren kalp damarlarında tıkanıklık başlayabiliyor. Eğer tedavisiz kalırlarsa maalesef 20-30’lu yaşlara varmadan hayatlarını kaybedebiliyorlar.  Genetik bozukluğu tek ebeveynden alan hastalarda ise LDL düzeyleri 190-400 arası değişiyor ve çoğunlukla 30-40’lı yaşlarda erken kalp krizleriyle karşımıza geliyorlar. Teşhis için sadece kan yağ değerlerini ölçmek, fiziki muayene ve ailede 55 yaşından önce kalp krizi geçiren kimsenin olup olmadığını bilmek yeterli” diye açıkladı.

ON YIL DAHA ERKEN KALP KRİZİ GEÇİRİYORUZ
Ülkemizde genç yaşta kalp krizleri görülme oranının Avrupa ile kıyaslandığında çok sık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu “Bizde kalp krizlerinin yüzde 20’si 50 yaş öncesi gelişirken Avrupa’da görülen erken kalp krizleri oranı yüzde 10’nu geçmiyor. Avrupa’da ortalama kalp krizi yaşı 60-65 arası iken ülkemizde tam 10 yaş daha erken. Ülkemizdeki bu erken kalp krizlerinin en önemli sebeplerinden biri Ailevi Hiperkolesterolemi (AH)” dedi.

ACILI ANNEİN FERYADI: OĞLUMU KAYBETTİM DİĞERLERİ YAŞASIN
Güler Gür, 25 yaşındaki oğlu Ali’yi bundan yedi yıl önce kalp krizinden kaybetmiş. Güler Hanım, babası, üç çocuğu Ailevi Yüksek Kolesterol hastası… Ali’nin teşhisi altı yaşında konmuş. Dirseklerinde, dizlerinde, diz kapaklarının arkasındaki yağ bezeleri yüzünden gittikleri doktorlar “kıl dönmesi” teşhisi ile uzun süre antibiyotik tedavisi uygulamışlar. Sonunda bir cilt hastalıkları uzmanı onları dâhiliye uzmanına yönlendirince yapılan kan tahlili ile gerçek ortaya çıkmış. Ailevi Hiperkolesterolemi’nin homozigot yani en tehlikeli tipi.  Ali’nin 160 mg/dl’nin altında olması gereken kolesterolü 1.000’lerdeymiş. Yapılan anjiyoda aort damarında pıhtılar görülmüş. Doktor derhâl ilaç tedavisi, diyet ve egzersize başlamış. Güler Hanım bir taraftan oğlunu hayatta tutmaya çalışırken bir taraftan da en yakınlarına durumun ciddiyetini anlatabilme mücadelesine girmiş. Ayrıldığı eşi de dâhil olmak üzere, Güler Hanım’a “Bu çocuğun hiçbir şeyi yok, sen durumu abartıyorsun” diye yüklenmişler. Toplumun kafasındaki o “Kolesterol mü, ne önemi var canım?” algısı, Güler Hanım’ın önüne bir duvar gibi dikilmiş. Güler Hanım o günleri şöyle anlatıyor:

Ali 11 yaşına geldiğinde Aferez’e başladık. Haftada bir Aferez’e giriyor, kanındaki yağ temizleniyordu. İlaç kullanıyor, sıkı diyet, egzersiz yapıyor ama kolesterolü bir türlü normal seviyeye düşmüyordu.  Bir ara pes etti. Aferez’i bıraktı. Ama ben diğer tedavilerini aksatmadım. Sürekli hastaneye gidip geliyorduk. Eski eşim ‘Senin canın gezmek istiyor’ diyordu. Ama yılmadım. Doktorları bu kolesterolle 16 yaşına ulaşamaz diyorlardı. Biz 25 yaşına kadar geldik…

Yüksek kolesterol en büyük hasarı kalbe veriyor. Ali’nin de kalp fonksiyonlarını bozmuş, kalp yetmezliği gelişmiş. Kalbi sadece yüzde 1 kapasiteyle çalışıyormuş. Ali uzun süre yoğun bakımda kaldıktan sonra hastaneden taburcu edildiği gün 25 yaşında bir kalp krizi ile hayata veda etmiş.

Annesi Güler Hanım’ın onu anmadığı gün yok. Şu an oğlu için bir şey yapamıyor ama çevresindeki herkesi bu konu ile ilgili olarak ikaz ediyor. Özellikle aile hekimlerinin bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyleyen Güler Hanım “Hiç kimse, çocukta kolesterol olmaz diye düşünmesin. Belirtileri bilsin ve bu hastalığın sinsice gencecik hayatları elimizden alıp gittiğini anlasın…” diyor.

AİLE BOYU KALP KRİZİ


Herkesin gülen gözlerle kameraya baktığı bu fotoğrafta aslında büyük bir dram gizli. Ailevi Yüksek Kolesterol hastası oldukları için kolesterol değerleri normalin üç dört katı olan İzmirli Lopçu ailesinin fotoğraftaki fertleri 32 yaşına geldiklerinde kalp krizi geçirdi. Şu anda 40 yaşında olan ve sekiz yıl önce kalp krizi geçiren Ali Lopçu’nun 10 yaşındaki oğlunun kolesterolü de bütün diyet ve egzersiz programlarına rağmen 270 mg/dl’nin üzerinde.

Ailede herkesin kolesterolünün normal değerlerin üç dört katı olduğunu söyleyen Ali Bey, bunu ilk olarak ikiz kardeşi Yunus Bey, 2012 yılında kalp krizi geçirdiğinde öğrendiklerini dile getiriyor. Kardeşinin hastalığından sonra kontrol amaçlı kardiyoloji uzmanına gittiğini anlatan Ali Bey “Kolesterolüm ilk ölçüldüğünde 390’larda,trigliserid 450’lerin üzerindeydi. Efor testini bitiremedim. Hemen anjiyoya aldılar, ana damarların üçünde de yüzde 20-30-40 civarında lezyonlar vardı. Yüzde 60’a gelmediği için müdahale edilmedi. Kısa bir süre sonra ben de kalp krizi geçirdim.  Krizden sonra ilaç kullanmaya başladım. Diyet, egzersiz ve yoğun ilaç tedavisine rağmen üçümüzün de kolesterolü bir türlü normal sınırlara inmiyor. En küçük kardeşimiz de 32 yaşına geldiğinde kalp krizi geçirdi” diyor.

Bugün 70 yaşında olan babaları Mehmet Bey’in de 32 yaşında kalp krizi geçirdiğini, 12 defa anjiyo yaptırdığını ve damarlarında beş stent bulunduğunu söyleyen Ali Bey “Aslında geçmişte ailemizin erkeklerinde 40 yaşını gören olmamış. Babamın dört kardeşi var. Hepsi de kalp hastasıydı. Üçü çok genç yaşta öldü. Dedem de henüz 40 yaşındayken kalpten ölmüş. Eskiden bu kalp ölümlerinin genetik bir hastalık olduğu bilinmiyordu. Ancak bugün baktığımızda gerekli tedavileri alabilselerdi amcalarım da bugün hayatta olabilirdi” diye anlatıyor.

 

Kaynak: https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/735193.aspx